«Sağlıklı, Mutlu ve Zinde Bir Hayat İçin
Haber Portalımızı Takip Edin...»

EN | DE

Bel Ağrıları ve Korunma Dr. Zekeriya GÜR

Tüm romatizmal yakınmaların üçte birini bel ağrıları oluşturur. Toplumun yaklaşık %80’i aktif yaşamlarının bir bölümünde bel ağrısı çeker. Hastaların %70’i bir ay, %90’ı iki ile üç ay içinde iyileşmekle birlikte, ilerleyen dönemlerde, %70’inde üç ve daha fazla kez tekrarlama olmaktadır. Bel ağrısı 20-40 yaşları arasında başlamakta, 45-60 yaşları arasında görülme sıklığı artmaktadır. Dünyada nezle ve...  [devamı]

Kulak Çınlaması ve İnsülin Direnci Dr. Abdullah GÜNEN

Kulak çınlaması (Tinnitus), insanların %17'sinde görülmektedir. Yaşlılarda bu oran %33’e ulaşır. Tinnitusun nedeni çoğunlukla bilinmemektedir. Türkiye’de on milyon insanda kulak çınlaması olduğu düşünülmektedir.  Tinnitus ve insülin direnci arasındaki ilişki 1970'lerin sonundan beri bilinmektedir. Çalışmalarda nedeni bulunamayan tinnituslu hastaların % 76-92'sinde insülin direnci olduğu bildirilmiştir. Ayrıca bu hastalarda insülin...  [devamı]

Kadınlarda Kalp Sağlığına Bakış Dr. Saide AYTEKİN

Kadınlarda, menopoza kadar kalp hastalıklarının hiç görülmediği veya az görüldüğü algısı genel olarak tüm dünyada yerleşmiş bir düşüncedir. Oysa yapılan istatistikler, kadın ölümlerinin en sık nedeninin kalp hastalıkları olduğunu göstermektedir. 2002 ‘de Amerika’da yayınlanan bir analize göre 356 bin kadın kalp hastalığından hayatını kaybetmiştir. Gene bazı çalışmalarla gösterilmiştir ki, kadınlarda kalp...  [devamı]

Oksidatif Stres ve Yönetimi Dr. Hakkı KUMUŞOĞLU

Oksidatif stres nedir? Serbest radikaller, besinlerin oksijen kullanarak enerjiye dönüştüğü esnada meydana gelen moleküllerdir. Oksijen yaşam için vazgeçilmezdir; ancak metabolik işlemler sırasında bazı ara ürünler oluşur ve reaktif oksijen türleri/metabolitleri olarak adlandırılan bu moleküller lipit, protein ve DNA gibi temel hücre bileşenlerine zarar verir.  Aerobik (oksijen soluyan) organizmalarda serbest radikal oluşumunu kontrol altında tutmak ve bu...  [devamı]

Varisler Dr. Zekeriya GÜR

Varis, vücutta dolaşıp görevini tamamlayan kirli kanı kalbe geri taşıyan toplardamarların görevini yeterli yapamamasından kaynaklanan fonksiyonel bir hastalık tablosudur. Burada, kanın geri dönüşünde adeta bir vana görevi yapan kapakçıkların deformasyonu, damarların genişleyip kanın periferide birikmesi, damarların belirginleşmesi, kıvrımlı hale gelmesi ve rahatsızlık verecek derecede şişmesi söz konusudur. Bu tablo, estetik bir sorun oluşturmanın yanı sıra, oluşan...  [devamı]

Hipnoz ve Hipnoterapi Dr. Cengiz DOĞAN / 2. Bölüm

Hipnoz nedir, nasıl bir haldir? 1990 yıllardan itibaren tanısal görüntüleme tekniklerindeki gelişmeler (Fonksiyonel Manyetik rezonans Görüntüleme - fMRI), hızlı ve detaylı laboratuvar analiz yöntemleri (genetik ve moleküler analizler) beynin yapısını ve işleyişini daha iyi anlamamıza, aynı zamanda hipnoz sırasında ortaya çıkan fizyolojik değişiklikleri görmemize olanak veriyor. Her ne kadar hipnotik durumun fizyolojik olarak tarif edilmesinde yeni olanaklara sahip olsak da,...  [devamı]

Hipnoz ve Hipnoterapi Dr. Cengiz DOĞAN / 1. Bölüm

Hipnozun Tarihçesi İnsanlığın hipnozla ilişkisi kendi tarihi kadar eskidir. Doğal ve sıradışı durumlar olarak tecrübe edilen hipnoz, tarih öncesinde, antik çağda ve günümüzde hep ilgi çekmiş, hayatının içinde olmuştur. Hipnoza olan bu ilgi bilim adamları arasında da son 250 yılda giderek artmıştır. Buna rağmen, hipnoz konusunda yanlış anlamalar, karşı çıkışlar ve korkular da hep olagelmiştir. Oldukça eskiye dayanmakla birlikte, bilimsel anlamda...  [devamı]

Gıdalarımız Cildimizi Nasıl Etkiler? Dr. Betül ŞENGÖR

Cildimiz vücudumuzun aynasıdır. Cildimizin nasıl göründüğü, genel sağlığımız hakkında ipucu verir. Cildimizin rengi soluk veya sarımsı-gri renkteyse; kansızlık, sigara içmeye bağlı oluşan hücre hasarları ve dolaşımın kirlenmesi, beslenme ve metabolizma problemleri olabilir. En önemlisi, böbrek veya karaciğer hastalıklarıyla ilişkili olarak cilt rengimiz bozulabilir. Cildimizin fazla kırmızı olması, heyecanlı bir kişiliğimiz olduğu anlamına gelebileceği gibi,...  [devamı]

Kanserden Korunmak İçin Doğru Beslenme
Dr. Gökalp MÜSTECAPLIOĞLU

“Kansere karşı en güçlü koruyucu kalkan, sağlıklı beslenmedir.”  Yaşamın sürdürülmesi ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi için beslenme bilinçli yapılması gereken bir eylemdir. Yetersiz, fazla ya da yanlış beslenmenin şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp ve damar hastalıklarının yanı sıra bazı organ kanserlerine de neden olabildiğini biliyoruz. Dünyadaki en sık ölüm nedenleri arasında ikinci sırada olan kanserin hızla artarak,...  [devamı]

100 Yaşını Devirenler Kulübü Dr. B. Nazan WALPOTH

94 yaşındaki aktif, çok bakımlı hanım hastam ile girişim gerektiren kapak rahatsızlığını konuşuyordum. Refakatindeki bey için “Eşiniz de gelebilir, konu önemli, detaylı konuşup riskleri göz önünde bulundurarak ne yapacağımıza birlikte karar verelim,” dedim. “O benim erkek arkadaşım, dışarıda bekleyebilir“ dedi. Konuşma esnasında iki kez saate bakan hastam “lütfen açık ameliyat olsun; ben uzun vadeli, iyi çalışan bir kapak...  [devamı]

Egzersiz ve Beslenme Dr. Zekeriya GÜR

Tüm canlıların doğal ömürleri kendi genetik yapı ve maruz kaldıkları dış etkenlerle belirlenmektedir. İnsan da, en gelişmiş canlı olmasına rağmen bu kuralın kapsamı dışında değildir. Hatta bütün canlıların hayat ve çevre şartlarını olumlu-olumsuz en çok etkileyen varlık olduğu gibi, aynı zamanda kendisi de pek çok yönden bundan etkilenmekte, bu da insanın yaşam kalitesine ve süresine doğrudan etki etmektedir.Yaşam kalitesinin genel ifadesi olarak...  [devamı]

Ağızdan Bağırsağa Sağlık Dr. Altay ÖKTEM

İnsan dâhil olmak üzere yeryüzündeki tüm canlıların temel metabolik işlevlerinden biri beslenmedir. Sosyolojik açıdan baktığımızda, insanın hayatını sürdürebilmesi için sahip olduğu temel içgüdülerin karnını doyurma (beslenme), soyunu sürdürme (cinsellik) ve barınma olduğunu görürüz. Peki, insan vücudunun en önemli organı hangisidir? Kalp mi? Beyin mi? Yoksa akciğerler mi? Elbette vücudun bir...  [devamı]

Parazitler, Bağırsak Mantarları ve Beslenme Dr. Mutlu Ece İŞGÜZAR

Bağırsağımızı doğal olarak milyarlarca bağırsak florası bakterileriyle paylaşırız. Laktobasiller, bifido bakteriler, koli basilleri ve daha birçoğu, bağırsak mukozamızda uyum içinde beraberce yaşar. Besin maddelerimizin artıklarından yararlanır ve bunun karşılığında iyi bir sindirim yapmamızı sağlar, besin ve vitamin alımını kolaylaştırarak bağışıklık sistemimizi uyarırlar. Bağışıklık sistemimizin %70’i bağırsakta yerleşmiş olan lenf bezlerindedir!Maya mantarları,...  [devamı]

An apple a day, keeps the doctor away. Her gün bir elma, Doktora muhtaç kalma! Dr. Halil İbrahim ERBIYIK

İnsan vücuduna sayılamayacak kadar faydası bulunan meyvelerin, beslenmemizdeki önemi oldukça büyüktür. İhtiyacımız olan birçok elementi meyvelerden alırız. Ayrıca lifli yiyeceklerden olan meyveler sindirime de yardımcı olur. Kuş, sincap gibi birçok canlı yaşamlarını meyveler sayesinde sürdürmektedir. Meyvelerin, kendilerini üreten ağaçlara da büyük faydaları vardır. Bütün bunların yanı sıra meyveler toprağı da zenginleştirir. Sadece...  [devamı]

Altın Kadar Değerli Bir Yağ: Zeytinyağı Dr. Şengül KOCAAĞAÇ

Zeytinyağı (olivae oleum-Olive oil); zeytin ağacının, doğrudan meyvesinden sıkılarak; hiçbir kimyasal işlem görmeden, katkı maddesi içermeden, doğal hali ile elde edilen, oda sıcaklığında sıvı olarak tüketilebilen yeşilimsi, sarımtırak renkte, sıvı bir yağdır. Zeytinyağı, doymamış yağ asitleri sınıfına girmektedir. Oda ısısında sıvı haldedir. Antioksidan içerir ve kolesterolü yükseltmez. Tekli doymamış yağ asitleri, en çok zeytinyağında (oleik asit) ve...  [devamı]

Cember Newsletter

Güncelleme ve bilgilendirmeleri düzenli olarak almak için, newsletterimize ücretsiz ve yükümlülüğü olmaksızın abone olabilirsiniz






        Kapat