«Sağlıklı, Mutlu ve Zinde Bir Hayat İçin
Haber Portalımızı Takip Edin...»

EN | DE

Su: Doğanın Mucizesi

Susuz hayat mümkün değildir. İnsan yiyecek maddeleri almadan haftalarca yaşayabilir, fakat su içmeden ancak birkaç gün hayatını sürdürebilir. Yeryüzündeki toplam su kütlesi sabitken, tüketim ve kirlenme gittikçe arttığına göre suyla ilgili problemlerimiz de gün geçtikçe artacaktır. Bu yüzden, onun hayatımızdaki önemini sürekli göz önünde tutmalı, adeta üzerine titremeliyiz. Doğanın bir mucizesi olan su, insanın hayatta kalabilmesi için gereken en önemli maddedir. Dünya yüzeyinin %71′i, vücudumuzun ise % 70’i sudan oluşur. Bu yüzden de herkesin, iklime, aktivitesine ve ortam ısısına bağlı olarak günde en az 2 lt. su içmesi gerekmektedir.

Bu mucizevi madde 0 °C’nin altında donar, 100 °C’nin üstünde buhara dönüşür, 0 ile 100 °C arasında ise sıvı haldedir. Suyun katı hali, yani buz, sıvı halinden daha az yoğun olduğu için, buz suyun üzerinde yüzebilmektedir. Suyun dışında, yeryüzündeki diğer bütün maddelerin katı hali, sıvısı içinde batmaktadır; çünkü katı halin yoğunluğu daima daha fazladır.

Su yaklaşık +4 °C’de en yoğun haldedir. 0 °C’nin altına inildiğinde yoğunluğu azalan katı parçacıklar yukarı doğru hareket eder ve su yüzeyinden donmaya başlar. Donma, aşağıya doğru yayılarak devam eder. Suyun dışında, dünyadaki diğer bütün sıvı maddeler dipten donmaya başlar ve donma işlemi en son olarak yüzeyde gerçekleşir. Eğer suyun bu istisnai özelliği olmasaydı, donan deniz ve göllerdeki bütün dip canlıları yok olurdu.

Su, molekülleri arasındaki çekim, yani kohezyon kuvveti yüksek bir maddedir. Bu nedenle dağılmadan, bütün halde kalabilir ve kohezyona bağlı olarak yüzey gerilimi de yüksek olduğundan, durgun suyun yüzeyi çok pürüzsüzdür. Öz ısısı çok yüksek bir madde olduğundan ısıtılır veya soğutulurken diğer maddelere oranla daha fazla enerjiye ihtiyaç duyulur. Bu yüzden ısınan suyun soğuması da, soğuyan suyun ısınması da zordur.

Suyun İnsan Hayatındaki Önemi

İnsan vücudundaki suyun yaklaşık % 55’i hücrelerde, % 20’si lenflerde, % 7,5’u kan plazmasında, % 7,5’i kemiklerde, % 7,5’u destek dokularda, % 2,5’u da beyinde ve omurilik sıvısında bulunur. Organik maddelerin vücudumuzda yanmasıyla da bir miktar su üretimi olmasına karşın, vücudumuza gereken suyun büyük kısmı yiyecek içeceklerle alınır. Su kaybı ise idrar, ter, solunum ve dışkıyla olur. Organizmada su kaybı % 10’u bulduğu zaman hayati tehlike başlar. Vücutta su azaldığı zaman dengenin sağlanması için önce ciltten su çekilir, kandaki su miktarı düşer, kanın yoğunluğu artar ve adım adım ölüme yaklaşılır. Susuz bir hayat mümkün değildir!

Vücuttaki metabolizma artıkları suyla atılır. Su vücudun termostatı, ısı düzenleyicisidir. Vücuttaki su ter olarak atılırken, vücut ısısı da azalır. Aynı zamanda su, vücutta gerekli olan maddeleri gereken yerlere taşır. Günde ortalama olarak yiyecek ve içeceklerle 2,9 lt. su alınırken, vücuttaki kimyasal reaksiyonlarla da 0,1 lt. su oluşur. Yani günde ortalama 3 lt. su alınır. Buna karşılık insan vücudu İdrarla 1,5 lt., deri yoluyla (terleme şekliyle) 0,9 lt., solunum ile 0,4 lt. ve dışkı ile 0,2 lt. su kaybeder.

Kirliliğin Sulara Etkisi

Yağmur damlalarının oluşması ve atmosferdeki hareketleri esnasında, havada bulunan oksijen, azot, karbondioksit gibi gazlar bu damlacıklar içinde çözünürler. Atmosferde bulunan mikroskobik büyüklükteki katı maddeler de yağmur damlacıklarınca tutulurlar. Böylece su, havayı da temizlemiş olur. Karbondioksit sebebiyle hafif asidik özellik kazanan su, yeryüzünde daha iyi eritici rol oynarken, havadaki kükürtdioksit oranının artması suyu daha asidik hale getirerek bu avantajı dezavantaja çevirmektedir. Çünkü çok fazla asidik olan su, toprakta normalde çözünmeyen zararlı maddeleri de eriterek bünyesine almakta ve bitkilerin ve suda yaşayan canlıların zehirlenmesine yol açmaktadır. Asit yağmurlarının yapraklara doğrudan zararı da buna eklenirse, ormanların hava kirliliği nedeniyle nasıl yok oldukları kolayca anlaşılır. Doğal dengenin korunduğu bir ortamda hidrolojik döngü ile hayat kaynağı olan su, doğal denge bozulunca öldürücü etki gösterebilmektedir.

Metin: Cohen's Weight Loss Clinic / Ocak 2016



Cember-Online, 24.09.2018
Konuyla ilgili tüm soru veya önerileriniz için, bizimle temasa geçebilirsiniz: cember@cember-online.com


Cember Newsletter

Güncelleme ve bilgilendirmeleri düzenli olarak almak için, newsletterimize ücretsiz ve yükümlülüğü olmaksızın abone olabilirsiniz






        Kapat